Canlılar Sudan Karaya Geçiş Sürecinde Ne Gibi Değişimler Yaşadı?

Evrimsel süreçte, hayat öncelikle suda başlamış ve ardından sudan karaya geçiş ile birlikte kara yaşamı ortaya çıkmıştır. Ancak, sudaki yaşam tabi ki karadaki gibi olmadığından bazı değişiklikler meydana gelmiştir. Canlıların hem dış yapısından hem de fizyolojilerinde değişimler görülmüştür. İşte o değişimler…

Sudan Karaya Geçişte İskelet Sistemindeki Değişimler

İskelet Sisteminde Ortaya Çıkan Değişimler

Suyun bir kaldırma kuvveti vardır. Dolayısıyla, sudaki canlılar bedenlerini taşımakta karardaki canlılara göre daha kolay şekilde başarmaktadır. Ancak sudan karaya geçiş meydana geldiğinde, iskelet sisteminin daha güçlü olması gerekmektedir. Kara yaşamında, canlı hem kendini düşmanlardan korumalı hem de karnını doyurmak için daha fazla hareket etmelidir. Bu durum da, karar canlılarında farklı şekilde gelişen güçlü vücut uzuvlarının olmasını gerekli kılmıştır. Örneğin, kuşlar için kanat, koşan ve yürüyen hayvanlar için tornak, tırnak, pençe gibi üyeler gelişmiştir.

Vücut İç Dengesini Korunmak İçin Ortaya Çıkan Değişimler

Sudaki canlıların, özellikle de balıkların vücudunda, vücut su ve tuz dengesini sağlayabilmek için pullar yer almaktadır. Aynı şekilde, karadaki yaşamda da bu vücut dengesini sağlamak zorunludur. Tabi ki, evrimsel süreçte karaya uygun olması açısından bu alanda da adaptasyonlar geliştirilmiştir.

Sudan Karaya Geçiş

Sudan karaya geçiş sürecinde, canlının böbrek yapısı çok önemlidir. Boşaltım ürünleri sudakiler gibi değildir, daha katı yapılır ve vücuttan su kaybını önlemek, sudaki yaşamdan daha farklı ve çok daha önemli olarak gerekli olmaktadır. Kara canlılarında bulunan kabuk, kıl, tüy, saç gibi dış yapılar, sudaki canlılardaki pullar gibi vücut ile dış ortam arasındaki su alıverişini ve ısı dengesini belli bir düzene koyar.

Kara yaşamında sudaki yaşamdan daha farklı olarak, iklim koşulları daha ağırdır. Değişimler daha sert ve ani meydana geldiğinde, kara hayvanlarının ortam şartlarına adaptasyonu hayatta kalabilmeleri için elzemdir. Kara hayvanlarının deri altlarında bezler yer alır. Sudaki canlılarda da vardır, ancak kara hayvanlarının durumu daha kritik olduğundan, onlarda daha çok gelişmiştir. Hem ter hem de tuz bezleri sayesinde, kara hayvanları vücutlarını dengede tutabilir. Zehir ve koku bezleri de kara hayvanlarını dış tehlikelerden korumakla görevlidir.

Duyu ve Sinir Siteminde Ortaya Çıkan Değişimler

Kara hayvanlarında, sudaki canlılara nazaran yeni duyu organları geliştirilmiştir. Karadaki hayat daha zorlu şekilde ilerlediğinden, kara canlılarının sinir sistemleri de gelişmiştir. Sudan karaya geçiş ile bazı duyu organlarının körelip, bazılarının daha çok geliştirildiği görülmüştür.

Üreme Sistemin Değişimler

Üreme ve Yumurta Kabuğunda Ortaya Çıkan Değişimler (Sertleşmeler)

Sudaki canlıların yumurtası, suyun yapısına yakın ve daha jelimsi bir yumurta kıvamıdır. Ancak kara şartları çok sert ve zorlu olduğundan dolayı, sudaki canlıların yumurtalarına benzer bir yapının maalesef ki karada var olabilmesi imkansızdır. Bu nedenle de, daha çok kendine yetebilen bir yumurta yapısı geliştirilmesi karaya geçişteki en önemli değişimlerden birisidir. Karadaki canlıların yumurtalarının sudakilere nazaran kabuklu olduğu görülmektedir. Aynı zamanda embriyonik bir zar ile çevrili olduğundan, kendi kendine gelişimini sağlayabilecek bir yapı kazanan kara hayvanlarının yumurtaları, hayvanlar alemindeki canlılarda gelişmişlik arttıkça daha da sert, kalın bir yapı kazanmaktadır. Bu sayede, canlılar yumurtalarını daha az korunaklı bir yere içgüdüsel olarak bıraktıklarından, belli bir zaman sonra yumurta sayısı azalmıştır. Hayvanlardaki memeli canlılara doğru geçiş de işte bu noktada başlar. Çünkü, yumurtalar azaldıkça yumurtadan vazgeçilip, embriyonun gelişiminin anne bedeninde olmaya başlaması, koruma adına anne vücudunun içine alındığı gözlemlenmektedir.

Dolaşım Sistemindeki Değişimler

Dolaşım Sisteminde Ortaya Çıkan Değişiklikler

Kara hayvanlarının sudaki canlılardan farklı olarak, kalp ve dolaşım sisteminde büyük değişimler görülmektedir. Kan dolaşımının etkin şekilde yapılabilmesi için damar ağları meydana gelmiştir. Aynı zamanda, kara hayvanlarında oksijence bol kanın vücutta dolaşması elzem olduğundan, kalp yapısı odacıklı bir yapı kazanmıştır. Bu odacıklarda, kanın oksijence zengin olan ve zengin olmayan iki hali ayrılmış ve halk dilinde temiz kan ile kirli kanın vücutta birbirine karışmasının önüne geçilmiştir. Bu sayede, vücut oksijence temiz kan ile güçlendirilebilecek adaptasyonlarla hayatta kalabilmiştir.

Bunun yanı sıra, sudaki canlılar pasif uykuda uyurlar. Ancak, karadaki canlıların bedensel güçlerini kazanabilmeleri için gerçek bir uyku düzenine ihtiyaç duyarlar. Sudan karaya geçiş sürecinde en çok dikkat çeken adaptasyonlardan birisi de, uyku düzenindeki bu değişimdir.

Solunum Siteminde Ortaya Çıkan Değişiklikler

Sudaki canlılar ile karadaki canlılar arasındaki en önemli değişimlerden biri solunum sisteminde görülür. Sudaki canlılar, sudaki çözünmüş gazları solungaçlardaki kılcal damarlar yardımıyla alarak solunum yapar ve aynı şekilde dış ortama verir. Kara hayvanlarında ise, sudaki gibi çözünmüş gazlar yoktur ve atmosferdeki oksijenin vücuda alınabilmesi için solunum organları geliştirilmiştir. Bu adaptasyon en zor olanlardan birisidir. Bu da, kara hayvanlarında akciğer solunumu, ağız içi solunumu, deri solunumu gibi farklı solunum tipleri geliştirilmesine neden olmuştur.

Kaynak: TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi

Yorum yapın