Türk Şiirdinde İkinci Yeni Akımı ve Öncüleri

İkinci Yeniciler, Garipçiler’e tepki olarak doğmuş bir edebi sanat akımıdır. Birbirilerine tepki olarak ortaya çıksalar da Türk edebiyatının bu denli renkli, bu denli çeşitli olmasını bu insanlara borçluyuz. Her biri sanata kendi pencerelerinden baktı, her biri şiiri kendi yaşantılarına göre yorumladı ve birleşerek İkinci Yeniciler’i ortaya çıkardılar.

İkinci Yeniciler, “sanat, sanat içindir” anlayışını benimsediler. Bu anlayışa uygun olarak eser verdiler. Eserlerini herkesin anlayabileceği gibi yazmak yerine semboller kullanarak eğitimli ve kültürlü bir kesime hitap ettiler.

İkinci Yeniciler, somut ögeleri soyutlamayı tercih ettiler. İnsanı, doğayı ve nesneleri soyutlayarak anlattılar şiilerinde. Bu da anlamca kapalılık özelliğini doğurdu. Şairler söylemek istediklerini gizleyerek söylediler. Şiirlerine derinlik getirdiler.

Türkiye, İkinci Dünya Savaşına katılmamış olsa da savaşın olumsuz rüzgarları toplumu sarmıştı. Karamsarlık, umutsuzluk söz konusuydu. İkinci Yeniciler de bu etkileri şiirlerine yansıttılar. Şiirlerinde özlem, yalnızlık, umutsuzluk, karamsarlık, ayrılık gibi konuları işlediler. Bu konuları o kadar güzel işlediler ki günümüzde hala en beğenilen şiirler olarak yer alıyorlar.
İkinci Yeniciler’e göre şiirde ölçü anlamsızdı. İkinci Yeniciler, şiirlerini musiki ögelerle süslemişlerdi. Onlara göre şiir su gibi dinlenmeliydi. Okunuşu güzel olmalıydı aynı hissettirdikleri gibi.

İlhan Berk (1918-2008)

İkinci Yeniciler

Hem şair hemde ressamdır. Kendisine sapkın nakkaş diyerek farklı şair kimliğini ortaya koymaktadır. Şiirlerinde kapalı bir anlatımı tercih etmiştir.

Ayrılığın Yüreği

Sessiz sedasız yaşayan bir ayrık otuydu Orta Anadolu’da
Kıtlıktan önce.
En küçük bir şeyden coşardı
Mesela bir kuş uçmasın Kızılırmak ‘a doğru
Köklerine su yürümüş gibi sevinirdi.
Bir bulut geçsin üstünden
Ayrılıktan çıkardı.
Dünyayı, derdi, dünyayı
Hiçbir şeylere değişmem.

Şimdi yaşamak istemiyor

Cemal Süreya (1931-1990)

İkinci Yeniciler

Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya, yazım hayatı boyunca pek çok mahlas kullanmıştır. Cemal Süreya, deneme, eleştiri, günlük ve antoloji türünde eserler de vermiştir. Aynı zamanda kitap çevirmenliği de yapmıştır.

Git

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar

Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.

Turgut Uyar (1927-1985)

İkinci Yeniciler

Turgut Uyar, kendisini İkinci Yeniciler şairleri arasında görmek istememiştir. Ancak kullandığı yazım dili onu İkinci Yeniciler’in öncüsü haline getirmiştir.

Hiçsizliğe

Tanrı sen ne kadar güzelsin
bir hiç olarak
ormansın belki bilmiyorum
belki ormanda bir ağaçsın şuncacık
bir pazartesi günüsün
insanları dupduru edemeyen
bütün karayollarında ve demiryollarında
gider gelirim bütün dünyada
ama biliyorum Kırşehir’de mezarsın
bir kilisesin Kapadokya’da
sözgelimi yumurtada zarsın
ustasın sabahları yapmada
en katı yoklukları koyarak insanın içine
akşamüstlerinde biraz gaddarsın
sular ve zamanlar kararırken

ne yapalım
bari bağışlayalım birbirimizi.

Edip Cansever (1928-1986)

İkinci Yeniciler

Edip Cansever, hayatı boyunca pek çok türde eser verdiyse de yaşamının sonlarına doğru şiirde kendisini bulmuştur. Şairlik dışında farklı mesleklerle de uğraşan Edip Cansever, Kapalı Çarşı’da kuyumculuk, halıcılık gibi çeşitli mesleklerle de uğraştı.

O Yalnız

O kadar ki, o yalnız
Ona ilk rastladığım bir şeydir aklım
Bir el sürer mavisini uzağa
Uzaktan daha uzağa. Ardından
Yetişir sayısızlığım.

Kuzeyde, ince bir kar dağıtımında
Çocukların oyun oynamadığı yerlerde
Bulunmaya hazır ve
Eski çağlara ait bir parayım.

Aksam, soyulmuş gün ışıkları
Bölüşülmüş insan yüzü gar
Sayısız beni toplar bakışlarım
Dört güneşten biri o. Kendimi tarif edemem
Güneşler ıslak, soluğum kalın.

Ülkü Tamer (1937-2018)

İkinci Yeniciler

Ülkü Tamer’in şiirlerinde yoğun bir sembolik anlatım görülmektedir. Ancak şiirlerinde toplumsal acıları da konu edinmiştir. Özellikle trajedilere, acı olaylara kendi özgün anlatımıyla şiirlerinde yer vermiştir.

Geceleyin

Geceleyin karanlıkta
Suya attım ben sesimi
Türkü oldu birdenbire
Denizinden geçen gemi

Geceleyin karanlıkta
Gülümsedim buluta ben
Saçlarına düşen yağmur
Gökkuşağı oldu birden

Geceleyin karanlıkta
Yıldız tuttum gök içinde
Işığını sana vurdu
Bir gül açtı yüreğinde

Sezai Karakoç (1933- )

İkinci Yeniciler

Şairlikle uğraştığı gibi siyasetle de iç içe olan Sezai Karakoç pek çok türde eser vermiştir.

Mona Rosa

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Yorum yapın

casino siteleri - superbetin - 1xbet